TARIM ÜRÜNLERİNİN İHRACATINDA KALİTE AYRIŞMASI VE HUKUKİ SONUÇLARI
Giriş
Tarım ürünleri, yalnızca ekonomik değer taşıyan mallar olmayıp toplumun gıdaya erişimi bakımından büyük önem taşıyan temel tüketim unsurlarıdır. Günümüzde, ihracatı yapılan tarım ürünlerinin daha yüksek kalite standartlarına sahip olduğu, ülkemizde ise bu standartlarda farklılıklar bulunduğu sık tartışılan bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracatta kalite denetiminin sıkılığı ve kalite kriterlerinin yüksek olması, üreticinin dış piyasaya sunduğu ürünlerin niteliğini etkileyen başlıca sebeplerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Bu konu, öncelikle insan sağlığı açısından önem taşırken, tüketicinin korunması ve gıda güvenliği bakımından olumsuz sonuçlar yaratabilmektedir. İç piyasa ve dış piyasa arasındaki bu dengenin sağlanamaması çeşitli hukuki tartışmaları gündeme getirmektedir. Nitekim 5488 sayılı Tarım Kanunu madde 4’te tarım politikalarının amaçlarından bahsedilmiş, bu amaçlar arasında tarımsal üretimin iç ve dış talebe uygun bir şekilde geliştirilmesi, verimliliğin artırılması, gıda güvencesi ve güvenliğinin güçlendirilmesinden bahsedilmekle tarım ürünlerinin kalite ve güvenilirliğinin sadece ekonomik değil, kamu yararı ve tüketici sağlığı bakımından da önem taşıdığı vurgulanmıştır.
Bu çalışmamızda Avrupa Birliği ve Türkiye standartları karşılaştırılacak, bu konunun doğurduğu hukuki tartışmalar tüketicinin korunması, devletin yükümlülüğü ve sorumluluğu bağlamında incelenecektir.
Avrupa Birliği ve Türkiye Standartlarının Karşılaştırması
Avrupa Birliği, gıda güvenliği konusunda sıkı denetim mekanizmalarına sahiptir. Özellikle pestisit limitleri konusunda Avrupa Birliği mevzuatının ayrıntılı düzenlemelere yer verdiği görülmektedir. Gıda ve yemlerde bulunabilecek maksimum kalıntı seviyeleri 396/2005 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü kapsamında düzenlenmektedir. Her ürün için ayrı limit belirlenebilmekle beraber bu limitler EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi) bilimsel raporlarına dayandırılmaktadır. EFSA, risk değerlendirmesi yaparak bilimsel görüş oluşturmakla görevlidir; mevzuata uygunluğun denetimi ise Avrupa Komisyonu ve üye devletlerin yetkili otoritelerine aittir. Avrupa Birliği’nin sıkı denetimlerini geçemeyen ithal ürünler hakkında da bu mevzuat uygulanıp bu ürünler sınırdan döndürülerek ürünlerin piyasaya girmesi engellenmektedir.
Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Yönetmeliği 12. maddesinde “Bu Yönetmeliğin hazırlanmasında, 23/2/2005 tarihli ve (AT) 396/2005 sayılı Bitkisel ve Hayvansal Gıdalardaki Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Hakkında Avrupa Parlamentosu ve Konsey Tüzüğü dikkate alınmıştır.” denilmekle Türk mevzuatının, pestisit limitleri konusunda Avrupa Birliği mevzuatıyla uyumuna değinilmiştir. Denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan bu yönetmeliğin sisteminin büyük ölçüde AB mevzuatıyla uyumlu olmasına rağmen denetim sıklığı, uygulama etkinliği, piyasadaki kontrol mekanizmaları ve ihracat ürünlerinin kalitesine verilen öncelik bazı tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Bu tartışmaların çoğunlukla mevzuata yönelik değil, uygulamaya yönelik olduğu görülmektedir. Bu durum Türkiye’deki gıda güvenliğinin yeterince sağlanıp sağlanamadığı, tüketicinin korunması bakımından ne gibi eksiklikler doğurabileceği sorularını gündeme getirmektedir.
Tüketicinin Korunması ve Gıda Güvenliği
Tüketicinin korunması ilkesi; tüketicinin sağlık hakkının, çıkarlarının ve güvenliğinin korunmasını amaçlamaktadır. Anayasa’nın 172. maddesinde yer alan “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” hükmü de bu ilkeyi Anayasal bir dayanağa oturtmaktadır. Bu ilke yalnızca ürünlerin insanların sağlığına zarar vermemesini ve temel sağlık koşullarını sağlamasını değil, tüketicinin güvenilir ve belirli kalite standartlarına sahip ürünlere erişimini kapsamaktadır. İhracat pazarlarında uygulanan sıkı denetimler, yüksek kalite standartlarına sahip tarım ürünlerinin dış piyasaya yönelmesine sebep olmakla birlikte, tüketicide iç piyasadaki ürünler hakkında kalite farklılaşması algısı oluşmasına sebep olabilmektedir.
Ancak kalite farklılaşması her zaman sağlık açısından risk oluşacağı anlamına gelmeyecektir. Örneğin; olması gerekenden küçük boyutta ya da estetik açılardan farklı olan bir meyve, kalite standartlarının altında kabul edilebilecekken, sağlık açısından bir risk taşıdığı söylenemeyecektir. Fakat olması gereken limitlerin üstünde pestisit kalıntısı, denetimsiz üretim gibi durumların varlığında ise kamu sağlığı açısından risk barındıran hallerden bahsedilebilecektir. Tüketici güveninin ve kamu sağlığının korunabilmesi için devletin etkin denetim mekanizmaları oluşturması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle devletin denetim yükümlülüğü ve sorumluluğunun kapsamı ayrıca ele alınmalıdır.
Devletin Yükümlülükleri ve Sorumluluk
Devlet, piyasaya sunulan gıdaların insan sağlığı açısından güvenilir olmasını sağlamakla yükümlüdür. Anayasa’nın 56. maddesinde herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevre sağlığını koruma ve geliştirme görevinin devlete yüklendiği belirtilmiştir. Gıda güvenliğinin sağlanması da bu yükümlülük kapsamında değerlendirilecek ve devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğu söylenebilecektir. Türkiye’de gıda güvenliği temel olarak 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile sağlanmaktadır. Bu Kanun’un 45. maddesinde, kanun kapsamındaki faaliyetleri yürütmeye, kontrolleri yapmaya, numune almaya, analiz yapmaya ve yaptırım uygulamaya yetkili merciin Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu belirtilmektedir. İdarenin bu işlemleri, kamu sağlığının korunmasına yönelik, aslen önleyici nitelikte olan idari kolluk faaliyeti niteliği taşımaktadır.
Devlet, bütün bunların yanında mevcut düzenlemelerin etkin ve sürekli olarak uygulanmasından da sorumludur. Denetim mekanizmalarının geç işlemesi, hiç işlememesi ya da gereği gibi işlememesi hallerinde idarenin hizmet kusuruna dayalı sorumluluğu gündeme gelebilecektir. Bu durumda zarar gören kişiler, gerekli şartların oluşması halinde idare aleyhine tazminat talep etme hakkına sahip olacaktır.
Öte yandan, 5996 sayılı Kanun’un 21/a maddesinde güvenilir olmayan gıdanın piyasaya arz edilemeyeceği düzenlenmiş ve kesin olarak yasaklanmıştır. Yine aynı Kanun’un 40. maddesinde, bu yasağa uyulmaması sonucunda uygulanabilecek idari yaptırımlara yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ışığında, üreticinin de gıda güvenilirliği şartlarını devamlı ve mevzuata uygun olarak sağlamadığı durumlarda sorumluluğunun doğacağı söylenebilecektir.
Görüldüğü üzere, kalite ayrışması sebebiyle tartışmalara yol açan tarım ürünlerinin, kamu sağlığı bakımından risk teşkil etmesi halinde devletin sorumluluğu gündeme gelebilecektir. Bununla birlikte yalnızca idarenin değil, üreticinin de mevzuata aykırı işlemleri bakımından çeşitli idari yaptırımlarla karşılaşması mümkündür.
Sonuç
Tarım ürünlerinde ihracata yönelik kalite ayrışması, yalnızca ekonomik değil hukuki açıdan da önemli sonuçlar doğuran bir konudur. Türkiye ile Avrupa Birliği mevzuatı açısından karşılaştırma yapıldığında büyük ölçüde uygunluk sağlandığı görülmekte ve tartışmaların odağının mevzuat eksikliği değil, uygulamadaki farklılıklar olduğu göze çarpmaktadır.
Uygulamada ortaya çıkabilecek farklılıkların tüketicinin sağlıklı ve belirli kalite standartlarında, güvenilir olan gıdaya erişim hakkını etkilememesi için devletin etkin denetim mekanizmalarıyla, mevzuatı sıkı bir denetimle uygulaması büyük önem arz etmektedir.
İdarenin etkin denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi hizmet kusuru kapsamında değerlendirilebilecek, üreticinin mevzuata aykırı davranışları ise idari yaptırımları beraberinde getirebilecektir. Sonuç olarak, iç ve dış piyasa arasındaki kalite dengesinin korunması; yalnızca tüketicinin güvenilir gıdaya erişim hakkının güvence altına alınması bakımından değil, devletin hukuki sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesi bakımından da önemli sonuçlar doğuracak bir konudur.
Nilsu Aze Alagöz
KAYNAKÇA
- https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5996.pdf
- https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6502.pdf
- https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/yonetmelik/7.5.38965.pdf
- https://www.tarimorman.gov.tr/Konu/1960/efsa
- https://www.efsa.europa.eu/en
- https://nek.istanbul.edu.tr/ekos/TEZ/ET002626.pdf
- https://www.researchgate.net/publication/339565797_Saglik_Kamu_Duzeni_Baglaminda_Gida_Guvenligi#pf31
- https://idarehukuku.asbu.edu.tr/sites/digerleri/idarehukuku.asbu.edu.tr/files/2023-05/Türkiye’de%20Gıda%20Güvenliği%20ve%20Gıda%20Sektörünün%20Regülasyonu%20Sempozyumu_0.pdf
- https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2709.pdf
- https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5488.pdf